çoğunlukla sokakta kavga ettiğimde karşımdakini korkutmak için gözlerinin içine bakarım , gözlerinin içindeki korkuyu arar olanlara baskı yaparım ... Gözlerimi diker en sert bakışımı atar yüzüm kaskatı kesilir... karşımdakine benim demirden olduğum hissini veririm ... yok etmeyeceğim bir şey yokmuş gibi... hiç konuşmam .. sadece bakarım ...bunlar ilk 20 saniyede olur... 21. saniyede yüzüne patlayan bir yumrukla devam eder ... hep teknik dövüşücem derim kendime ... ama sadece kazanmak için dövüşürüm ne gerekiyorsa ... gazabımdan kurtulan veya benim dayak yediğim dönemler oldu ...hiç umursamadım ... kaşımın açıldığı zaman hala adam dövüp arkadaşımı kurtarmaya calışmıştım... eve geldiğimde ise kimse yüzüme bile bakmamıştı... tipik bir pazar günüydü çünkü ...babam gazete okuyor annem mutfakta ...abim odasında... şunu dediğimi bilirim" bakın yüzüme de tek tek açıklamak zorunda kalmayayım" ... ben aslında korkağın tekiyim ... neden mi ?... çok basit kavgayı kaybetmekten korkmadığın için edersin ... ne olacağını düşünmezsin ... en fazla acın ya ölürsün yada kolum gibi 6 ay sürer... bunlar cesaret istemez... asıl cesaret isteyen şeyler ... kalbini açabilmektir ... onun acısı ne kolundan aldığın bıçak darbesi nede kafana yediğin şişenin sıcaklık geçtikten sonra vereceği acıya benzer ...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Evet asıl önemli olan insanın kalbini açabilmesidir.. Açarsın, taaa derinlerine kadar görürler seni.. Sonra incecik bir yerden sızıp, belkide en keskin darbeyi vururlar kimi zaman..Yaran kanar kanar, geçer belki kendiliğinden, ama orda herzaman çentiği durur, durmalı zaten... Hatırlaman, anlaman, bilmen için birdaha kalbini kimseye açma diye:)))
YanıtlaSilama gene açarsın (((:
YanıtlaSil