Geliyorum yakında

denizin ortasındayım hala bir türlü inemedim gemiden, ama kararlıyım inicem bu ay karaya, inip tozu dumana katıcam.. E en dogal hakkım benim bu. kac ay gemide kal denizlerde dolan bir sürü şeyden mahrum hep bir özlem içinde... Son bir hafta geçmez gemide başlar planlar izinde şuraya gidicem buraya gidicem şunu yicem bunu dinlicem şunu seyredicem falan filan liste uzadıkca uzar... En çok hamburgeri özlerim ben gemide havaalanında ilk ziyaret ettiğim yerdir mc donalds yada burger king artık hangisi varsa şansıma...(reklam yaptık arada kusura bakmayın artık )
Ama bi inersiniz gemiden apışıp kalırsınız resmen. sudan çıkmış balık oluverirsiniz yapılan planlar birden unutulur, verilen randevular yok canım ole randevular mı varmış :)) denir gider... İlk bir hafta zaten sürekli esneyen uykulu gözlerle her an heryerde her şekilde uyuyabilecek bir modda dolaşılır.. adaptasyon süresidir o... sudan çıkmış balıksınız ya oksijene alışmak lazım gün ışığına, korna seslerine, trafige falan yani bir nevi evrim diyelim biz ona deniz insanından karar insanına geçiş evresi yani...
Sonra haber salarsanız arkadaşlarınıza facebookda home sweet home yazılır yada @ istanbul falan sonra bir sevinç guruhu oluşur arkadaşlarınızda "aaa geldin mi" falan "ee görüşelim ne zaman içmeye gidiyoruz "yada "bana ne getirdin" lafları uçuşur havada
bendeki cevap hazır tabii; kendimi getirdim yetmez mi :))

Geliyorum gene yakında size kendimi getircem fazla birşey istemeyen benden...

3 yorum:

 

Followers

Meet The Author

.